Bugün 29 ekim ülkemizin 29 ekimi cumhuriyetimizin ekimi . bağımsızlığımızı iktidarımızı tüm dünyaya bayram eşliğinde kutlayarak gösterdiğimiz ve aslında gövde gösterisi yaptığımız cumhuriyet bayramının yıl dönümü. uzatmadan kutlamalar iptal . şaşırmadım bu kadar düşüncesiz zihniyet varken iptal de edilir ,bayram olmaktan da çıkar.
Geçerli sebepleri var. doğru Van da deprem oldu ve vatandaşlarımız hayatını kaybetti.mağdur oldu. bu durumda kutlama yapmak doğru olmayabilir.ama kutlamasını yaptığımız bir arkadaşımızın doğum günü değil veya kazanılan bir maçın kupa töreni değil. cumhuriyetimizin kuruluşunun 88. yıl dönümü . zaten kutlamaları göstermelik olarak yapan bir zihniyet vardı . şimdi de kutlama yapmayı bile ihmal etmeyi fırsat bilen bir zihniyet .
bağımsızlığımız için şehit olan atalarımız sizleri eminim anlayacaktır. her ne olursa olsun cumhuriyetimiziz 88. yılı kutlu mutlu ve umutlu olsun ....
29 Ekim 2011 Cumartesi
27 Ekim 2011 Perşembe
EKONOMİK SİNYALLER VE 3. DÜNYA DÜZENİ
Üçüncü dünya düzeni oluşmaya başladı demiştik . bu düşüncemiz gün geçtikçe güçleniyor . Arap yarım adasındaki gelişmeler. dünyada ki ekonomik kriz ve krizin etkilendiği ülkeler. ve şimdi de ABD deki wall street direnişi . bu olaylar sadece başlangıç olarak ta nitelendirilmişti . evet bir başlangıç ama birbirleriyle de bağlantıları var. sadece bu olaylarla sınırlı kalmayacak bu seri olayların devamı da gelecek bu konuda da öngürülerimiz bulunmakta . ama gelin öncelikle wall street analizinde bulunalım.
düzen değişimi en büyük etkisini halkın isyan girişimleriyle gösterir. bu genellikle mevcut yönetime karşı yapılan isyanlar olarak kayıtlara alınmıştır.eldeki veriler bunu göstermekte.fakat bu isyanlar zamanla üst seviyeye ulaşacak kıtalar arası kitlesel ortak isyanlara dönüşecekti bu kaçınılmazdı ve bunu da wall street isyanıyla görüyoruz . bu isyan emperyalizme karşı başlamış olan bir isyan niteliğindedir.mevcut ekonomi modeline yönelik olan bu isyan gelecekteki olaylar hakkında çok çarpıcı bilgiler vermektedir. peki ne olacak ? olacak çok basit mevcut yönetimlere karşı yapılan isyanlar sonuçlanacak . bu sonuçlanma süresi beklenenden de kısa süreceğe benziyor. her çatışma sürecinden sonra oluşan yeni yönetimler , oluşan ekonomik bunalımı aşmak için farklı ekonomik çareler arayacaklardır. buda mevcut ekonomi modellerinin sıkıntıya düşeceğini göstermekte.
yeni ekonomik model arayışı wall street isyanına destek vermeye şimdiden başladı . buda kitlesel bir kutuplaşmaya neden olacaktır. peki kitlesel kutuplaşmanın doğuracağı sonuç nedir ? kitlesel kutuplaşmanın doğuracağı sonuç düzen savunucuları ve yeni düzen isteyenler arasında doğacak savaşın ta kendisidir. türkiye bu kitlesel savaşın neresinde olacak peki ?
düzen değişimi en büyük etkisini halkın isyan girişimleriyle gösterir. bu genellikle mevcut yönetime karşı yapılan isyanlar olarak kayıtlara alınmıştır.eldeki veriler bunu göstermekte.fakat bu isyanlar zamanla üst seviyeye ulaşacak kıtalar arası kitlesel ortak isyanlara dönüşecekti bu kaçınılmazdı ve bunu da wall street isyanıyla görüyoruz . bu isyan emperyalizme karşı başlamış olan bir isyan niteliğindedir.mevcut ekonomi modeline yönelik olan bu isyan gelecekteki olaylar hakkında çok çarpıcı bilgiler vermektedir. peki ne olacak ? olacak çok basit mevcut yönetimlere karşı yapılan isyanlar sonuçlanacak . bu sonuçlanma süresi beklenenden de kısa süreceğe benziyor. her çatışma sürecinden sonra oluşan yeni yönetimler , oluşan ekonomik bunalımı aşmak için farklı ekonomik çareler arayacaklardır. buda mevcut ekonomi modellerinin sıkıntıya düşeceğini göstermekte.
yeni ekonomik model arayışı wall street isyanına destek vermeye şimdiden başladı . buda kitlesel bir kutuplaşmaya neden olacaktır. peki kitlesel kutuplaşmanın doğuracağı sonuç nedir ? kitlesel kutuplaşmanın doğuracağı sonuç düzen savunucuları ve yeni düzen isteyenler arasında doğacak savaşın ta kendisidir. türkiye bu kitlesel savaşın neresinde olacak peki ?
DOĞRULARI KABULLENMEYEN RTE VE DOĞRULARI SÖYLEYEN CÜNEYT ÖZDEMİR
CÜNEYT ÖZDEMİR bir gazeteci , spiker ,hepsinden önce hiçbir sıfata gerek yok tam bir vatan sever . oda her yurttaşımız gibi ülkesi için hizmet eden ,ülkesine faydalı olan , ülke menfaatlerini gözeten,bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı. peki özelliği ne ? elbette tarafsız ve duyarlı olması . peki sorunu ne ? her doğru söyleyen gibi dokuz köyden kovulabilme tehlikesiyle karşı karşıya olması .
Van'da meydana gelen deprem için bölgeye gitmiş . görevi gereği gördüklerini kamuoyuna anlatmak için kamera karşısına geçmişti. alnının akıyla haberini yaptı . gerçekleri kamuoyu ile paylaştı ve bakın başına ne geldi .
Van'da meydana gelen deprem için bölgeye gitmiş . görevi gereği gördüklerini kamuoyuna anlatmak için kamera karşısına geçmişti. alnının akıyla haberini yaptı . gerçekleri kamuoyu ile paylaştı ve bakın başına ne geldi .
sayın başbakan evet senin bilgilerin yanlış ,yalan ve insanları aptal yerine koyan alçakça bilgiler...
ZELZELE !!!!
zelzele ile başlamak istiyorum .çünkü şu kısa sürede yaşadıklarımız bu kelime kadar hayatın içinde fakat kullanılma durumuna baktığımızda da unutulucak kadar eski bir hal almış olaylar silsilesi. hemen olaylara güzide devletimizin beyin fonksiyonlarından yoksun hazine bakanı olmasına şaşmamalı demek istediğimiz mehmet şimşekten başlayalım . bu hazine bakanımız kendi beynininden ya habersiz yada bunun bir hata olduğunu kabullenmiyor ? yada kabullenemeyecek kadar aptal . bakın devletimiz her vatandaşından teker teker her yıl sürekli olarak vergiler alıyor . bu vergileri ya borçları ödemek üzere yada halka hizmet götürmek üzere hazineye görevler vererek halka geri dönüşü sağlıyor. buraya kadar normal . devletler bunu yapar . ama bir de öyle vergiler vardır ki bunlar özel ihtiyaçlardan doğan vergilerdir. devlete özel ihtiyaçlardan başka hiçbir şekilde fayda sağlamaz sağlayamaz bunun adı dolandırıcılık olur.
işte sözün tam başladığı yerdeyiz . devletimiz halkımızdan deprem vergisi adı altında tamamen bu amaca hizmet etmek için vergiler toplamaktadır.peki neden ? sebebi ise şuan cevabını veremedikleri rezaletin içinde saklı aslında . devletimiz bu deprem vergisini herhangi bir deprem felaketinde doğacak olan mağduriyeti gidermek için mağdur olanlara yardım götürebilmek için deprem yaralarını en kısa zamanda sarabilmek için halkımızdan topluyor.ama görüldüğü gibi pek öyle olmuyor. peki neden ?
maliye bakanımız mehmet şimşek düzenlediği basın toplantısında bunun cevabını okadar iyi verdi ki kimsede en küçük bir tereddüt bile kalmadı .çünkü herşey ortadaydı . yapılan açıklamada -biz deprem gelirlerini hazineye verdik . tamam senin görevin vereceksin tabiki . hazine ne yaptı peki ? - hazine bu parayı IMF ye olan borçlarda kullandı, duble yolların yapımında kullandı , hızlı tiren projelerinde kullandı . eğitim sağlık falan filan ..... eee oldu mu bu şimdi ? depremde mağdur olmamaları için sana vergi veren vatandaş şimdi mağdur . hani sağlığa gitmişti yatırım okul yıkıldı be sayın bakan bu mu eğitim harcaması ne yapacaksınız halka duble yolları mı göstereceksiniz alın kendinizi avutun diye . yoksa hızlı trenlerde mi barınak sağlayacaksınız
sözün kısası devlet bu işte dolandırıcılık yaptı . hiç kimse bunun aksini inkar etmesin .
işte sözün tam başladığı yerdeyiz . devletimiz halkımızdan deprem vergisi adı altında tamamen bu amaca hizmet etmek için vergiler toplamaktadır.peki neden ? sebebi ise şuan cevabını veremedikleri rezaletin içinde saklı aslında . devletimiz bu deprem vergisini herhangi bir deprem felaketinde doğacak olan mağduriyeti gidermek için mağdur olanlara yardım götürebilmek için deprem yaralarını en kısa zamanda sarabilmek için halkımızdan topluyor.ama görüldüğü gibi pek öyle olmuyor. peki neden ?
maliye bakanımız mehmet şimşek düzenlediği basın toplantısında bunun cevabını okadar iyi verdi ki kimsede en küçük bir tereddüt bile kalmadı .çünkü herşey ortadaydı . yapılan açıklamada -biz deprem gelirlerini hazineye verdik . tamam senin görevin vereceksin tabiki . hazine ne yaptı peki ? - hazine bu parayı IMF ye olan borçlarda kullandı, duble yolların yapımında kullandı , hızlı tiren projelerinde kullandı . eğitim sağlık falan filan ..... eee oldu mu bu şimdi ? depremde mağdur olmamaları için sana vergi veren vatandaş şimdi mağdur . hani sağlığa gitmişti yatırım okul yıkıldı be sayın bakan bu mu eğitim harcaması ne yapacaksınız halka duble yolları mı göstereceksiniz alın kendinizi avutun diye . yoksa hızlı trenlerde mi barınak sağlayacaksınız sözün kısası devlet bu işte dolandırıcılık yaptı . hiç kimse bunun aksini inkar etmesin .
9 Ekim 2011 Pazar
mitçi mi ? simitçi mi ?
sabaha karşı 3.30 suları ve ben gözlerime inanamadım . önce duraksadım ve hayal gördüğümü zannettim . gözlerimi ovalamadım tabi ki o ancak filmler de olur. peki ne görmüş olabilirim bu kadar hayret verici .lafı uzatmaya gerek yok her şey ortada . milli istihbarat teşkilatı istihbarat elemanı açığını kapatmak için alım yapacakmış . bu haberi biliyorum daha önce milli istihbaratın sitesinde okumuş ve ana haberlerde dinlemiştim .
bu bana ne kadar saçma gelmişti oysa ki . ben bile biliyorum mit 'in alım yapacağını toplu iletişim yaşasın var olsun . her şey o kadar basitleşti ki , İnternet sitesinden istihbarat servisimizi çok rahat takip edebiliyoruz ki - bu servis çok gizli kalmak zorunda - ana haberler zaten davul zurna eşliğinde yayın yapıyor . nerede gizlilik ? nerede istihbaratçılık ? hani her şey çok gizli olmalıydı ? soracak soru çok ama cevapları bugünden sonra pekte önemli değil . bu işin suyu çıkmış resmen .
bu bana ne kadar saçma gelmişti oysa ki . ben bile biliyorum mit 'in alım yapacağını toplu iletişim yaşasın var olsun . her şey o kadar basitleşti ki , İnternet sitesinden istihbarat servisimizi çok rahat takip edebiliyoruz ki - bu servis çok gizli kalmak zorunda - ana haberler zaten davul zurna eşliğinde yayın yapıyor . nerede gizlilik ? nerede istihbaratçılık ? hani her şey çok gizli olmalıydı ? soracak soru çok ama cevapları bugünden sonra pekte önemli değil . bu işin suyu çıkmış resmen .
8 Ekim 2011 Cumartesi
aptal ana haberler !!!
bugün ana haber bültenlerine rastladım gereksiz ve saçma sapan haberlerin ana haberlerine . ne zaman izlesem beni sinirlendirmekten başka bir şeye yaramayan ana haberlere . sadece suni reyting saçmalığına hizmet eden ana haberlere . bugünde bana aynı duyguları yaşattı bu ana haberler .uzun süredir ciddiye almıyordum fakat bugün alasım tuttu her nedense .
mekanı cennet olsun başbakanımızın annesi vefat etmiş üzücü bir haber . bu ne demek başbakan koskoca başbakanın annesi ölür mü hiç . ölmüş işte duamızı ederiz hafif bir buruklukla üzülürüz -ateş düştüğü yeri yakar- denir bu durumlarda . yanlız bugün kü durum her zaman oluyor ya gerçi buda onlardan biri herhalde . dakikalarca bütün kanallar bu olayı ilk haber yapmış yayınlıyor . buraya kadar doğal . hatta bir kanal taziye evine canlı bağlantı yaparak son durumu öğrenecek kadar aptal bir şeyde yapıyor .bu pek doğal değil tabi . acaba ne bekliyorlardı taziye evinde son durum olarak neyle karşılaşabilirler . tabi ki bu onların hayal gücüyle alakalı bir durum .
olay sonraki haberde bu haberi doğal karşıladık . bu haberin toplam dakikası 15 bu ana haber bülteni için çok uzun bir süre . bunu göz önğnde bulundurarak devam edelim . diğer haber de bir ölüm haberi peş peşe koymuşlar hazır dualarla açmışken ana haberi dualarla devam ettirelim düşüncesiyle heralde .fakat bu haberin süresi 35 sn buda ana haber için çok kısa bir süre bunuda göz önünde bulunduralım tabiki . ve bu haber bir şehit haberi aynı yerde istanbulda defnedilen bir şehidin haberi neyazık ki bizim anahaberlerin pek ilgisini çekememiş bir şehidin haberi artık bizim ana heberlerin hayal gücü burdada ne düşündüyse ...
bakalım bir analiz edelim belki bir sonuç çıkarabiliriz . bir yanda başbakanımızın annesi bir yanda şehidimiz çözümleyelim . başbakanımızın annesi birtane ve birkez ölebilir . şehidimiz zaten her gün oluyor . evet çözümleme olumlu anahaberlere hak veresim geldi ama bu duruma düşürenlere pek hak vermiyorum .
dedikya analiz edelim eğer analizi genişletecek olursak okadar değişik noktalara değiniriz ki hayattan soğuyabiliriz . bukadarı yeterli sanırım eger sonuç verecek olursak bizim ana haberler yine kör pencerelerinden keseleri doldurma çabalarını devam ettiriyor . nasıl olsa kapitalist bir dünya öyle değil mi ....
mekanı cennet olsun başbakanımızın annesi vefat etmiş üzücü bir haber . bu ne demek başbakan koskoca başbakanın annesi ölür mü hiç . ölmüş işte duamızı ederiz hafif bir buruklukla üzülürüz -ateş düştüğü yeri yakar- denir bu durumlarda . yanlız bugün kü durum her zaman oluyor ya gerçi buda onlardan biri herhalde . dakikalarca bütün kanallar bu olayı ilk haber yapmış yayınlıyor . buraya kadar doğal . hatta bir kanal taziye evine canlı bağlantı yaparak son durumu öğrenecek kadar aptal bir şeyde yapıyor .bu pek doğal değil tabi . acaba ne bekliyorlardı taziye evinde son durum olarak neyle karşılaşabilirler . tabi ki bu onların hayal gücüyle alakalı bir durum .
olay sonraki haberde bu haberi doğal karşıladık . bu haberin toplam dakikası 15 bu ana haber bülteni için çok uzun bir süre . bunu göz önğnde bulundurarak devam edelim . diğer haber de bir ölüm haberi peş peşe koymuşlar hazır dualarla açmışken ana haberi dualarla devam ettirelim düşüncesiyle heralde .fakat bu haberin süresi 35 sn buda ana haber için çok kısa bir süre bunuda göz önünde bulunduralım tabiki . ve bu haber bir şehit haberi aynı yerde istanbulda defnedilen bir şehidin haberi neyazık ki bizim anahaberlerin pek ilgisini çekememiş bir şehidin haberi artık bizim ana heberlerin hayal gücü burdada ne düşündüyse ...
bakalım bir analiz edelim belki bir sonuç çıkarabiliriz . bir yanda başbakanımızın annesi bir yanda şehidimiz çözümleyelim . başbakanımızın annesi birtane ve birkez ölebilir . şehidimiz zaten her gün oluyor . evet çözümleme olumlu anahaberlere hak veresim geldi ama bu duruma düşürenlere pek hak vermiyorum .
dedikya analiz edelim eğer analizi genişletecek olursak okadar değişik noktalara değiniriz ki hayattan soğuyabiliriz . bukadarı yeterli sanırım eger sonuç verecek olursak bizim ana haberler yine kör pencerelerinden keseleri doldurma çabalarını devam ettiriyor . nasıl olsa kapitalist bir dünya öyle değil mi ....
10 Ağustos 2011 Çarşamba
3. dünya düzeni oluşmaya başlıyor !!!
yüzyılllırlardan beridir dünyada değişmekte olan bir düzen var. bu düzen ihtiyaçlara göre tasarlanıyor ve belirli olaylar zinciri çerçevesinde yürürlüğe giriyor. daha öncede olduğu gibi tamamen ekonomik temelli olan bu düzen arayışı şimdi dönem değiştiriyor . ve bizde şuan bu dönem sonu olaylar zincirinin tam ortasındayız. tüm dünyayı etkileyen ve çağ değişimi diyerek geçiştirdiğimiz ve aslında ekonomik temellerin el değiştirdiği bir karmaşadır . peki daha önce olmuşmuydu ? evet insanlık tarihi yüzyıllardır bu düzen değişimlerini görmektedir. bu düzen değişimi ya kitleler halinde göçler. ya soykırımlar yada dünya savaşları şeklinde kendini göstermiştir. bu olayların sonunda dünya tamamen var olan düzenini değiştirmiş ve yeni düzenine kavuşmuştur. bir sorun var !!! bu tür düzen değişimleri herzaman sancılı olmuştur. bunu tarihtende çok iyi biliyor ve sonuçlarını hala tartışıyoruz.
bu düzen değişimi ilk olarak ırkların göçleriyle başladı. sonra kendini teknolojik ilerlemelere bıraktı. bir başka değişiklikte savaşlarla kendini gösterdi .imparatorluk savaşları ile başladı . bir düzen daha değişti bu sefer kendini ırk soykırımları ile gösterdi. daha sonra kendini dini tabanlı savaşlarla gösterdi. buna haçlı seferleri örnek gösterilebilir.veya müslümanların cihat anlayışı ile yaptığı savaşlar. tabiki ekonomiler büyüdü, dünya nüfusu büyüdü ve bilim kendini iyiden iyiye gösterdi. artık dünyada daha bilgili ve daha bilinçli insanlar mevcuttu.
sıcak savaşlar yerini soğuk savaşa bıraktı . ekonomik temeller artık teknoloji ve istihbari kaynaklara dayandırılıyordu.artık soğuk savaş dönemide bitmişti. ve insanlar gün geçtikçe daha bilinçli tabakalardan oluşmaya başladılar .
ırklar artık bir arada yaşıyordu ; herşey bitmişti olaylar durulmuştu. farklı ırklar bir arada yaşamaya başladı dünya çok mütevazi olmaya başlamıştı. birlikler kuruldu.unutulmaz liderler yaratıldı. halk tanrı gücünde görüyordu liderlerini ömür boyu o liderlerin yönetimi altında kalabilirlerdi.ama düzen herzaman deşikmeye mecburdur . çünkü her yeni kurulan düzen ekonomik temelli olduğu için yıkımla kurulur . sıfırdan kurulmaya başlar . ve büyür büyür en sonunda tıkanma noktasına gelir . tıkanma noktasına gelen düzen ,bir patlamayla yıkılır ve yerini yeni düzene bırakır.
demokrasi; demokrasi bilinçli insanları tatmin edebilecekti demokratik.dünya yirmibirinci yy lın başlamasıyla birlikte bir demokrasi rüyasına başladı . her koşulda demokratik olmak gerekliydi. ve başardık sayılırda artık dünya demokratik sayılır.
yıl 2000 küsürler sosyoekonomik bunalımlar başladı . gözle görülür bir şekilde . göçler soykırımlar savaşlar istihbarat oyunları artık yerini iç isyanlara bıraktı. 3. dünya düzeni oluşmaya başladı .daha doğrusu 2. dünya düzeni tıkanma noktasına geldi ve büyük yıkım yakındır.
günümüzde yeni yeni oluşmaya başlayan isyanlar bunun göstergesidir. çünkü yeni düzen isyanlarla kurulacaktır.insanlar demokrasiyi bir üst aşamaya taşıyarak aslında en başında olduğu gibi sosyalizme taşıyacaktır . buda demokrasinin bir sonraki aşamasının sosyalizm olduğunu kanıtlar.
peki ne olacak ? daha bilinçli daha eğitimli halk , daha demokratik bir yaşantı isteyecek.peki bu nasıl olacak? bu dünya devi ülkelerin baskı altında kardeşliğe zorladığı halkın isyan etmesiyle olacak. unutulmaz liderlerin güdü tanrıya denk kabul edilen liderlerin otoritesini korumak için baskı altında tuttuğu halkın isyanıyla olacak .
isyanlar başladı bile . gelin bu düzen değişimi karşısında ülkelerin izledikleri stratejilere bakalım.
ilk gösterge hemen hemen tüm ülkeler silah güçlerini artırmaya başladı .büyük yatırımlar yapılıyor . yeni teknoloji tamamen silah sanayisine enerjisini harcıyor.ekonomik taban tıkanma noktasına geldi ama bu yapılan son hazırlıklar tıkanma süresini uzatmakta .çünkü hala para akışı sağlanabiliyor. peki hazırlıklar bitince ne olacak? tabi ki tıkanma tamamen son noktaya gelecek .para akışı tamamen duracak.
bir başka açıdan 3. dünya düzenine bakacak olursak ; oluşturulmuş birlikler . ve federal ülkeler demokrasiyi reddetmiş ülkeler isyanlarla başbaşa kalacaklardır . asıl hedef bu ülkelerdir. çünkü bu ülkeler ekonomik açıdan para rezervi yüksek ülkelerdir.
3. dünya düzeni kurulurken karlı çıkacak toplumlar hangileri ? bir düzen kurulurken bazı ülkeler zarar görürken bazıları da karlı çıkar .bir başka deyişle düzen değişimi para rezervinin el değiştirmesidir. buna dolaylı olarak da gücün el değişimidir.
türkiye bu düzen değişimde hangi tarafta? tahminler karlı tarafta olduğunu gösteriyor . neden ? 3. dünya düzeni net rejimleri benimsememiş . katı kurallarla yönetilmeyen . esnek ekonomi ve büyümeye müsait ekonomilere sahip olan ülkeleri karlı çıkaracaktır. türkiye bu tarife uygun bir yapıda görünmektedir.
sonuç : isyanlar gittikçe yayılacak , birlikler bozulacak, ekonomik bunalımlar artacak, ülkeler halklarıyla savaşacak , büyük güçler büyük liderle artık olmayacak, savaş sanayine yapılmış yatırımlar yüzünden yüksek teknolojilerle oluşturulmuş silahlar bile isyanları durduramayacak, ülkeler bu silahları düşman ülkelere değil halkına karşı kullanmak zorunda kalacak,dünya nüfusu neredeyse yarıya inecek ,çünkü cephe savaşlarında sadece askerler ölür .gerilla savaşı ve isyanlarda sivil halk da öleceği için ölüm sayısı çok fazla olacaktır. dünya nüfusunun bu denli azalması ekonominin rahatlamasını sağlayacaktır. 3. dünya ekonomisi de bu rahatlıkla sırıfdan yükselmeye başlayacaktır.
yorum: dünyada ki her olayın belirli sebepleri olabilir . ama bu belirli sebeplerinde altında yatan ekonomik sebeplerdir. ve bu ekonomik sebeplerin oluşturduğu düzenlerdir . işte 3. dünya düzeni oluşmaya başlıyor. bu düzen bir şahsın belirli kişilerin bir takım kesimin eliyle değil tamamen sosyal yaşayışın veya doğanın kendinde var olan bir doğal olaydır. aynı bir doğal felaket gibi . yani demem o ki bu bir komplo teorisi değil ,kesin yargılarla oluşturulmuş tesbitlerden ibarettir........
bu düzen değişimi ilk olarak ırkların göçleriyle başladı. sonra kendini teknolojik ilerlemelere bıraktı. bir başka değişiklikte savaşlarla kendini gösterdi .imparatorluk savaşları ile başladı . bir düzen daha değişti bu sefer kendini ırk soykırımları ile gösterdi. daha sonra kendini dini tabanlı savaşlarla gösterdi. buna haçlı seferleri örnek gösterilebilir.veya müslümanların cihat anlayışı ile yaptığı savaşlar. tabiki ekonomiler büyüdü, dünya nüfusu büyüdü ve bilim kendini iyiden iyiye gösterdi. artık dünyada daha bilgili ve daha bilinçli insanlar mevcuttu.
sıcak savaşlar yerini soğuk savaşa bıraktı . ekonomik temeller artık teknoloji ve istihbari kaynaklara dayandırılıyordu.artık soğuk savaş dönemide bitmişti. ve insanlar gün geçtikçe daha bilinçli tabakalardan oluşmaya başladılar .
ırklar artık bir arada yaşıyordu ; herşey bitmişti olaylar durulmuştu. farklı ırklar bir arada yaşamaya başladı dünya çok mütevazi olmaya başlamıştı. birlikler kuruldu.unutulmaz liderler yaratıldı. halk tanrı gücünde görüyordu liderlerini ömür boyu o liderlerin yönetimi altında kalabilirlerdi.ama düzen herzaman deşikmeye mecburdur . çünkü her yeni kurulan düzen ekonomik temelli olduğu için yıkımla kurulur . sıfırdan kurulmaya başlar . ve büyür büyür en sonunda tıkanma noktasına gelir . tıkanma noktasına gelen düzen ,bir patlamayla yıkılır ve yerini yeni düzene bırakır.
demokrasi; demokrasi bilinçli insanları tatmin edebilecekti demokratik.dünya yirmibirinci yy lın başlamasıyla birlikte bir demokrasi rüyasına başladı . her koşulda demokratik olmak gerekliydi. ve başardık sayılırda artık dünya demokratik sayılır.
yıl 2000 küsürler sosyoekonomik bunalımlar başladı . gözle görülür bir şekilde . göçler soykırımlar savaşlar istihbarat oyunları artık yerini iç isyanlara bıraktı. 3. dünya düzeni oluşmaya başladı .daha doğrusu 2. dünya düzeni tıkanma noktasına geldi ve büyük yıkım yakındır.
günümüzde yeni yeni oluşmaya başlayan isyanlar bunun göstergesidir. çünkü yeni düzen isyanlarla kurulacaktır.insanlar demokrasiyi bir üst aşamaya taşıyarak aslında en başında olduğu gibi sosyalizme taşıyacaktır . buda demokrasinin bir sonraki aşamasının sosyalizm olduğunu kanıtlar.
peki ne olacak ? daha bilinçli daha eğitimli halk , daha demokratik bir yaşantı isteyecek.peki bu nasıl olacak? bu dünya devi ülkelerin baskı altında kardeşliğe zorladığı halkın isyan etmesiyle olacak. unutulmaz liderlerin güdü tanrıya denk kabul edilen liderlerin otoritesini korumak için baskı altında tuttuğu halkın isyanıyla olacak .
isyanlar başladı bile . gelin bu düzen değişimi karşısında ülkelerin izledikleri stratejilere bakalım.
ilk gösterge hemen hemen tüm ülkeler silah güçlerini artırmaya başladı .büyük yatırımlar yapılıyor . yeni teknoloji tamamen silah sanayisine enerjisini harcıyor.ekonomik taban tıkanma noktasına geldi ama bu yapılan son hazırlıklar tıkanma süresini uzatmakta .çünkü hala para akışı sağlanabiliyor. peki hazırlıklar bitince ne olacak? tabi ki tıkanma tamamen son noktaya gelecek .para akışı tamamen duracak.
bir başka açıdan 3. dünya düzenine bakacak olursak ; oluşturulmuş birlikler . ve federal ülkeler demokrasiyi reddetmiş ülkeler isyanlarla başbaşa kalacaklardır . asıl hedef bu ülkelerdir. çünkü bu ülkeler ekonomik açıdan para rezervi yüksek ülkelerdir.
3. dünya düzeni kurulurken karlı çıkacak toplumlar hangileri ? bir düzen kurulurken bazı ülkeler zarar görürken bazıları da karlı çıkar .bir başka deyişle düzen değişimi para rezervinin el değiştirmesidir. buna dolaylı olarak da gücün el değişimidir.
türkiye bu düzen değişimde hangi tarafta? tahminler karlı tarafta olduğunu gösteriyor . neden ? 3. dünya düzeni net rejimleri benimsememiş . katı kurallarla yönetilmeyen . esnek ekonomi ve büyümeye müsait ekonomilere sahip olan ülkeleri karlı çıkaracaktır. türkiye bu tarife uygun bir yapıda görünmektedir.
sonuç : isyanlar gittikçe yayılacak , birlikler bozulacak, ekonomik bunalımlar artacak, ülkeler halklarıyla savaşacak , büyük güçler büyük liderle artık olmayacak, savaş sanayine yapılmış yatırımlar yüzünden yüksek teknolojilerle oluşturulmuş silahlar bile isyanları durduramayacak, ülkeler bu silahları düşman ülkelere değil halkına karşı kullanmak zorunda kalacak,dünya nüfusu neredeyse yarıya inecek ,çünkü cephe savaşlarında sadece askerler ölür .gerilla savaşı ve isyanlarda sivil halk da öleceği için ölüm sayısı çok fazla olacaktır. dünya nüfusunun bu denli azalması ekonominin rahatlamasını sağlayacaktır. 3. dünya ekonomisi de bu rahatlıkla sırıfdan yükselmeye başlayacaktır.
yorum: dünyada ki her olayın belirli sebepleri olabilir . ama bu belirli sebeplerinde altında yatan ekonomik sebeplerdir. ve bu ekonomik sebeplerin oluşturduğu düzenlerdir . işte 3. dünya düzeni oluşmaya başlıyor. bu düzen bir şahsın belirli kişilerin bir takım kesimin eliyle değil tamamen sosyal yaşayışın veya doğanın kendinde var olan bir doğal olaydır. aynı bir doğal felaket gibi . yani demem o ki bu bir komplo teorisi değil ,kesin yargılarla oluşturulmuş tesbitlerden ibarettir........
Etiketler:
3. dünya düzeni
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




