29 Mart 2016 Salı

Burak Atakan Erdoğan - Bir Sarhoş Kadar

                                                


şarkı: Bir Sarhoş Kadar
söz: Burak Atakan Erdoğan
Müzik: Burak Atakan Erdoğan
Yayın Hakkı: Güncel Ne Varsa

Sözleri : 

 yine yeni bir yaşımda
 dünün ağrısı başımda
 arkamda yitik duygularım
 sırada hızlı adımlarım
olmuyor hep başka kollarda
yine dolsun bu boş bardaklar
karşında sarhoş bir ahmak var
duvarda yorgun çatlaklar

geçen kaldırım taşında
biri boğulmuş göz yaşında
yanında eski kulaklığın
otuz yaşımdaki şu aklım
olmuyor artık hep yollarda
yine dolsun bu boş bardaklar
karşımda sarhoş bir kaltaklar
dilerim yok olur bu yataklar

bi sarhoş kadar derdim
bi sarhoş kadar kendim
bi sarhoş kadar aşığım
bi sarhoş kadar eminim 
ama çok yalnızım

bi sarhoş kadar derdim
bi sarhoş kadar kendim
bi sarhoş kadar aşığım ama çok yalnızım

kalk gel beni de yanına al 
deniz kokan saçlarına sar
hiç düşmesin boncukların
elini tut sarhoş çocukların


link: http://goo.gl/2pEDRT

26 Ocak 2014 Pazar

Siyasetçicilik ve Siyasetçici !!!

   


       Demokratik toplumlarda halk olarak tabir edilen insan toplulukları, özgür iradeleriyle sandık sandığa mücadele sonucu temsilcilerini belirlerler. Bunun adı demokrasi olarak nitelendirilir.
       Seçimlerin nihai sonucunda bir baş ve bir  çok bakan seçilir. Bunlar kendi aralarında şiyasetçicilik oynarken, halk diye nitelendirilen insan sürüsü sadakatle itaat yeteneğine kavuşurlar.
       En nihayetinde demokrasinin gereklerini getirmiş sürüsel yaratıklar özgür iradelerine gem vurdurmak koşulu ile  sahipleri ne derse alkış tutarak iradelerini ayakta tutmaktadırlar.
      Siyasetçiciler tüm demokratik rejimlerde görüldüğü üzere oy abam oy , vay anam vay tekniklerini kullanarak o gündem aşağı , bu gündem yukarı at oynatmakla meşgullerdir.
      ana başlıklarla şiyasetçici ,baş,  bakan , sandık ve son olarak özgür irade sürüleri materyalleri kullanarak oluşturulan demokrasi teranesi çeşitli süslemelerle servis edilerek görev başarı ile yerine getirilmektedir.
      siyasetçicilik halk arasında o kadar yaygındır ki , sabah erken kalkan bile siyasetçi olabilmektedir. Bunun bir  çok örneğini siyaset tarihinde görebilmekteyiz....

1 Temmuz 2013 Pazartesi

Nam-ı Geğer Bizim Özge( Feriköylü Özge )

     O bir Öğrenci hemde en Beykentlisin den .              Zeka desen hat safha da .Bir o kadarda Güzelliği var.  en mükemmelinden de           Eğlenceli .
   
          Tuhaf ama gerçek ortalama bir kız bünyesinde barınan kahkahaların 10 katı daha kahkaha barındırmakta bizim özge.  Bazen kahkahalarını abartarak çevreye verdiği rahatsızlık, Bazen de çevreden duyduğu rahatsızlıkla ,çevreye verdiği rahatsızlık onu o kılan özelliklerin başında gelir. Eğer erkek olsaymış köşe başında elinde çakısıyla odun yontar, mahallenin kabadayısı  olurmuş demek gelir içinizden . Eğer öğrenci olmasaymış kesin kamyoncu olurmuş da dersiniz. Bu işte ne bileyim değişik bir şey …
        Hobileri arasında banyoya girerek çamaşır suyu kafası yaşamak varken , normal bir insandan bahsedemeyiz haliyle. Bu bizim özge gillerden nam-ı değer Feriköylü  özge ; efenim kendileri ortalama zekanın üzerinde seyretmektedirler. Maşallah dersleri de pek bir iyi . maşallah dedik ya o kadar da maşallah değil  sesi iğrenç mi iğrenç dinlemeyin , senkronunuz bozulur yanarsınız  haberiniz olsun…
             Kendileri mahalle de top oynayan çocuklara takıntılı , toplarını kestiği görülmüştür.  Az biraz asabi ama bir o kadar da uysal yapıya sahip bu vatandaş kısmet konusunda  kırık not almış bulunmaktadır.  Öküzlere olan ilgisi ile kutup ayılarının üşümesini istemeyen güzellik kraliçesine meydan okumaktadır. Meydan okuyor dedik ama doğru dedik kendileri dünyanın en güzel gözleri eşşektedir tabirini doğru bulmuyor . eşekten önce bende var diyerek eşeklere de meydan okuyor. Ama hakkı var güzel bizim özge kız .
              Bu bizim namı değer özge 3 kişi takılır yalnız gezmekten hoşlanmaz  ekip eksik olunca canı sıkılır.   Özge ,Gözde, Cansu  . Cansu  kafiyeyi bozsa da halinden bir hayli memnun .
              Ekipte en büyük yük  Gözde’ye yüklenmiş . Garibim  özge’den çektiğini kimseden çekmemiştir . Gözde masaj yap, Gözde onu yap , Gözde bunu yap derken zaman akıp geçer.
             Normal bir insan ömrünün 5 yılını tuvalette geçirirken Özge’de bu durum biraz farklı sanırım ömrünün 10 yılı tuvalette geçecek . Bu durum çevresindekilerin toplamda 10 yıl boyunca Özge’yi kapının önünde bekleyeceği anlamına gelmektedir.  10 yıl tuvalet kapısının önünde geçmez söyleyeyim.
            Asıl can alıcı noktaya değinirsek yemeyi sever ama sık sık rejim girişimlerinde bulunur. Kısa sürede 1 kilo veren sonra onu geri alan , daha sonrada onun üzerine yarım kilo ekleme kapasitesine sahip bir bünyesi var. Bu durum karşısında yorumumuz Pek inandırıcı gelmese de , sen  böylede güzelsin demek olabilir. Yalan dan kim ölmüş ….
            Bir problem daha var. Hangi insan evladı salatalık turşusunu timsaha benzettiği için onu yemez  . sorunun cevabı belli ama devamı da var. Israrla İtalyan salatası tercih ederek o timsahları Gözde ye temizletmesi yok mu  böylesi görülmemiş bir olay ama biz gördük. Şahitlerimiz var . ismini vermek istemeyen bir katılımcıya göre kiviyide da fareye benzettiğine dair iddialar mevcut.
           Gel de şaşırma !  bu bizim özge alerjik bir kişilik . Hatta bu yüzden kendisine halk arasında alerjik özge de denebilir.   Ota  ..oka alerjisi var . Var evet alerjisi var da  be arkadaş  çileğe alerjin var neden yiyorsun hadi yedin Gözde’nin günahı ne seni kaşımak zorunda mı … 
            kararsız yapısıyla verdiği kararlarda bir türlü karara varamazken , veremediği kararları vermemek konusunda da kararsız kalmışlığı vardır.

       Biz  bir kasaplık ettik ,sevdiğimiz postu yerden yere vurduk

                Bu post yerden yere vurulmakla bitmez devamı önümüzdeki haftalarda ….

10 Haziran 2013 Pazartesi

kafam estikçe ...


Bestelenmek üzere Burak Atakan Erdoğan'a emanet



kafam estikçe duygusalım  kafam esti duygulandım.

iki kelime hafızam birde kuramadığım düşlerim.

kafam estikçe düşünürüm , kafam esti düşündüm.


İki satırlık şiirim birde söyleyemediğim sözlerim


                                 gerisi sende şampiyon ....

Tuvalet kağıdında fil olmak


Aslında bir hayat öyküsü benim ki . Derinliklerde bir yerde beslenen , ferah kokular düşleyen  bir o kadarda bünyesinde barındıran .
Bir fidan oldum diktiler beni ormanın ücra yerlerine büyüdüm adam oldum derken kestiler en acı yerimden…..  
  Bu cümleler tuvalet kağıdı olmak uğruna yola çıkan bir fidanın cümleleri olsa gerek.
Herkesin bildiği üzere tuvalet kağıdı tüm toplumlarda önemli bir yere sahip  , ömrümüzün ortalama 5 yılını tuvalette geçirdiğimizi de düşünürsek ,tuvalet kağıdı insanlar için çok önemli .  Eğer tuvalet kağıdı olmasaydı ne olurdu ? bunu kavrayalım . Öncelikle milyonlarca ağaç kesilmezdi, binlerce tuvalet borusu tıkanmazdı, tuvalet kağıdını takacağımız alet icat edilmezdi ,en önemlisi tuvalet kağıdı fillerle anılmazdı.
 Tuvalet kağıdı olmak ve tuvalet kağıdında fil olmak .Doğada bir ağaçsın,  kesildin kağıt oldun. Fabrikada  sıranı bekleyen kağıt sın ,işlen din tuvaletlere aksesuar oldun. O da yetmedi fil oldun suyu emdin , birde yumuşacık oldun cilde zarar vermedin. Aksilikler  oldu tabi ki. Bazen tuvalet borularını tıkadın bazen çöp kovasını doldurdun.  Hep bittin en umulmadık anda ihtiyaç duyul dun . sensiz bir haltı başaramayan insan zerrecikleri ve seni kullanıp atan insan zerrecikleri. Aralarında far olmaksızın fütursuzca harcadılar , çektiler ,kopardılar, kullanıp attılar.


Toplumlarda önemli bir yere sahip olan bu icadın, hayatımıza girmesiyle bir sorun daha oluşmaya başladı . Bu da evde nereye konacağına karar veremediğimiz, nereye koysak yakıştıramadığımız tuvalet kağıdı sendromu. 
     Peki bu sendromu atlatmak için neler yaptık? – tabiî ki hiçbir şey yapmadık.
Ücra köşelerde konuşlandırdık. Bazen çamaşır makinesi üzerine konuşlandırdık. En saçma dolabı ona ayırdık. Sürekli bittiği için uzak duramadık. Çok yer kapladığı için de  yanımıza almak istemedik. Onun için aletler yapıldı ama bir türlü  takamadık.
Bir başka sorunda misafirliğe gittiğin evde tuvalet kağıdı olmaması. Aman tanrım tam bir hayal kırıklığı
 
  son derece nezih bir gecede, misafirliğe gidilen evde herkes neşeyle sohbet etmekte, yemekler, içkiler, her şey son derece güzel ve keyifli devam etmektedir. ev sakinleriyle muhabbetler, hatta misafirlikte yeni tanışılan ve sohbet edilen kız gibi pek çok olumlu ve güzel durum da bu gecenin artılarıdır.



erkek: ben boğaziçinde okuyorum.
kız: gerçekten mi? vaay...
erkek: gerçek... evet... ben böyleyim.... ama kolay bi okul. kendimi gösteremiyorum biliyo musun... 
kız: çok ilginç bir kişiliğin varmış.
erkek: evet.... çok ilgincim... ben böyleyim işte.... bi saniye müsade eder misin?



 peki ya sonra ….

- haldun amca tuvalet ne taraftaydı?
+ koridorun sonunda, sağ taraf.

tuvalete girilir. akılda işi bağlama aşamasına geldiği kız, kızın yanına geri dönünce söylemeyi planladığı şeyler... arabamdan bahsedeyim... reina'ya gidişim var... duman vokalistini tanıyorum de... sözlük yazarıyım... başkaaaa.... hmmm... 
gibi düşünceler eşliğinde tuvalet ihtiyacı giderilir. 

aynı kendine güven içerisinde önce çamaşır makinasının üstüne bakılır... allah allah tuvalet kağıdı burda değil... yan taraftaki yerinde de yok... ufak bir panik başlangıcı yaşansa da, karizmanın devamı adına hiç heyecanlanmadan tüm tuvalet kontrol edilir. 

dolapların kapakları açılır ve o an gelir. tuvalet kağıdı yok! işte şimdi panik yapma sırasıdır. tuvalete bırakılan esere bakılır, mutlaka bir yol bulmalıyım diye düşünürken,. 

peki ya kız? fazla da uzun süre kalmasam iyi olur tuvalette. kız sıkılabilir. ama karizmayı da çizdirmemeliyim diye düşünür... ve yapabileceği tek şeyi yapmaya karar verir:

- haldun amcaaaaaaaa!




Vahim son ve hafızalardan silinmeyecek anlar tuvalet kağıdıyla yaşanır…

Halayda Yer Edinmek Ve Halay Başı Olmak

A-) TANIM

        Uzaktan bakıldığına elele tutuşmuş birden fazla canlının, çalan müzik eşliğinde peristaltik hareketlerle bir sağa, bir sola, bir ileri, bir geri hareket ettikleri aktiviteye HALAY denir.
       Karadenizli olmamdan mütevellit ''halay, horonun düşük titreşimli halidir.'' de diyebiliriz.
B-) HALAY ÇEKMEK

       Halayın nerede, ne zaman ve ne şekilde çekileceği tam bir muamma olduğu için, halay her seferinde farklı bir bilinçle ve heyecanla çekilir. Bu durumda halayı oluşturan bireylerin kanındaki alkol seviyesi, içlerinde bulunan sinir-stres katsayısı, havada bulunan nem oranı ve daha bir çok parametre önemli rol oynar.
         \o/\o/\o/\o/\o/\o/ ile ifade edilir.


C-) HALAY BAŞI

         Sosyal yaşantısının olağan rutinlerinden sıyrılarak dev bir sorumluluk yükünün altına girme cesaretini gösteren lider kişilere ''HALAY BAŞI'' denir. Arması ise ''beyaz mendil'' dir.
         Toplumsal bir içgüdü ile hareket eden halay başı, halay çekilen yerde eline tutuşturulan beyaz mendili sallayarak sorumluluğunu kabullenir ve kitleleri peşinden sürüklemeye başlar.
         İyi bir halay başı iç içe geçmiş halkalardan oluşan halay topluluğunu doğru şekilde yöneterek zincirleme halay kazalarını tam zamanında engellemeyi başarmalıdır.
         Halay başı milleti coşturacak ''tey tey tey'' veya ''hobaaa'' şeklinde lanse edilen haykırışları en doğru şekilde yapabilmelidir. Ayrıca ayaklarını halaya uyduramayanlara karşı her zaman şefkatli, yerinde gözü olanlara karşı ise her daim uyanık olmak durumundadır.
         Halayın en çılgın anında halaydan koparak davulcu ile karşılıklı oynamalıdır. Elinde mendilini sallayarak yere eğilen davulcunun üstünden atlamak, halay çekenlerin karşısına geçerek''şapppiiiii'' diyerekten çılgın atmak herkesin harcı olmasa gerek...
         Tarihte bilinen en ünlü halay başı ise MAHMUT TUNCER dir. (kaynak: Meydan Larousse)

D-) HALAY PSİKOLOJİSİ

         ''Millet halaya kalktı ben de kalksam mı? İyi de kimin elinden tutucam ki? Ya alınmazsam? Neyse kuzenin elinden tutayım o zaman... EVET! SONUNDA HALAYDAYIM! BAŞARDIM! Bir - iki adım ileri, üç topuk sallanarak geri... Yapıyorum galiba lan. Tüh bak milletin ayağını takip edeyim derken adımı kaçırdım. :( Neyse tamam sakin olmalıyım. Umarım halay başı fark etmemiştir. :( Zaten herifteki sosyal sorumluluk bende olsa şimdiye belediye başkanı olmuştum ya neyse... OHA! DAVULUN RİTMİ DEĞİŞTİ! HALAY MI DEĞİŞİYOR? EVET HALAY RESMEN DEĞİŞTİ! :( Bi dakka yaa... Bu oynadığımız neydi ki? Çok kasıldım şuan. :( Çıksam mı acaba? Zaten o kadar kötü oynuyorum ki en sonda kaldım. :( Birazdan küçük çocuklar da serçe parmağımı kaparsa cidden rezil olucam. :( En iyisi çıkayım ben. Zaten sana ne halaydan değil mi? Çıkıyorum... Çıkıyoru... Çıktı... ÇIKTIM!''


Halay başı olmak …
Halay başı olmak için öncelikle yılların bilgi ve birikimi ile oluşturulmuş deneyimlere ihtiyaç duyulmaktadır.
Her şeyden önemlisi topluluk önünde bağırabilecek insanlara hitap edebilecek liderlik vasıflarına ihtiyaç duyulmaktadır.
Toplum psikolojisini iyi kavramış insanlar halay başı olmaya aday kişilerdir.
Halay başı olmak sadece halaya yön vermek değil gelecek kuşaklara da ışık tutmak adına önemli bir vazifedir.
Halay başı her daim göreve hazır olmalıdır. İstenildiği takdirde davet beklemeksizin düğün dernek ve bunun gibi organizasyonlara katılması icap eder.